4.12.2012

0 Yıllar sana pekte iyi davranmamış cicim..

İyi akşamlar sayın okur.
Böyle zaman zaman sizinde eskiden dinlediğiniz şarkıcılar, gruplar aklınıza gelir mi 'acaba ne yapıyor ya ortadan kayboldu' gibisinden bilmem ben çok yaşıyorum onu, üniversiteyi okuduğum yerde kalmış olmamdan kaynaklı olabilir. Hala daha öğrencilik yıllarımdan insanlarla biraz işimizden de kaynaklı olsa sürekli karşılaşmam, eskileri hatırlamamam, insanların bana sürekli anlatmasından, bir de bir heves grup kurma girişimlerimizden kaynaklı olabilir. :) İlk üniversite yıllarımda benim gibi yeni yetmeler için grup elemanlarından daha kuul bir şey yoktu. Zaten küçüklükten beri müzikle aramız iyiydi, kurslar, konservatuar falan ama onun dışında da bir ÖSS gerçeği vardı maalesef. Nitekim bazı zamanlama hatalarından dolayı fazla aşk yaşayamadık müzikle. Buraya gelirken sırtımda elektro gitarım vardı ne kadar çalmayı bilmesem de .. :) Neyse ki şimdi kardeşimin sırtında o benim kaldığım yerden devam ediyor..  Neyse işte ilk senelerimde davulcu bir sevgilim, barda çalışan bir komşum ve odasında baterisi olan bir ev arkadaşı vardı ve bir heves biraz de başarısız bir grup kurma deneyiminden sonra herkesin yolları ayrıldı. Başlamadan bitti anlayacağınız. O zamanları düşününce en azından denemişiz diyorum hiçbir şey içimde kalmamış. :)
Neyse işte o zamanlar rock ve alternatif rock tarzları hakimdi Türkiye'de de. Bende ortaokuldaki Spice Girls Backstreet boys sendromlarını atlattıktan sonra gerçekten bir rockçı olarak yeniden doğdum. işte klasik gitardan elektroya sıçrama yaptım ki babam bana orada 'DUR!' dedi bende durmak zorunda kaldım mecburen.. :) Depresyondan çıkaran şarkılar temalı mim postundaki şarkılarıma da bakarsanız daha çok rock ağırlıklıdır zaten. :) Neyse odur budur falan filan derken 1 -2 tane adamın ne kadar yaşlandığından ve şaşkınlığımdan bahsetmek için çok uzun bir önsöz yazdığımı fark edip konunun devamını başka bir yazıma saklıyorum sayın okur.
Bu yukarıdaki  resimdeki çikin adamda kim dediğinizi duyar gibiyim evet resmi ilk gördüğümde bende şok geçirdim tanıyamadım. Belki hala daha çoğunuz tanımıyor olabilir gerçi az buçuk bildiğim bloggerlara bakarsak bu daha çok ara dönemde kalmış sanatçılardan biri. Benim Audioslave'le tanıdığım sonrasında daha da uzun bir mzik geçmişi olduğunu öğrendiğim Chris Cornell. Tam da yıllar sana pek iyi davranmamış bebeyim diye düşünürken içimden 'dur bi bakayım Wikipedia'ya kaçlıymış bu adam ' diye beni dürten iç sesim her zamanki gibi beni bir hayli şaşırttı. Önce gördüğüm bu resim, sonrasında da 64 lü olduğunu öğrenmem zaten şok şok..  Adam neredeyse babam yaşındaymış yahu. 1.si ben Chris yerinde olsam Wikipedia'ya sataşırdım bir şekilde 'daha iyi bir resmimi bulamadınız mı la insafsızlar?' Nerede o eski genç kızların sevgilisi Chris nerede bu yani... Zaten yaşı da fazla büyükmüş bana göre  kusura bakma amca.. :P Ama şimdi birde benim onu ilk tanıdığım zamanlardaki haline bakın birde haksız mıyım yani?? Karizma onda, ses onda yakışıklılık desen... Bu da Audioslave grubundayken en sevilen parçalarından biri..



Bu albüm 2005 yılında çıkmış, adamın o zaman 41 yaşında olduğu gerçeğini kabul edemesem de, bu gerçeği göz önüne alırsak görünen köy kılavuz istemez hesabı yıllar sana gerçekten de iyi davranmış Chris Cornell bütün bu yazıyı yazmamın amacını mahvetmiş olsan da.. :) Tabi kimse bu konuda Ajda Pekkan'la yarışamaz ..


Daha bitmedi. Bu konuda beni en çok şaşırtan 2. bir celebrity ise Matthew Perry. Friends dizisini izleyenler bilir. Onun dışında da illaki birkaç romantik komedi tarzında filmine rast gelmişsinizdir zaten. Friends bir dönemin en sevilen dizilerinden biriydi. Ben o sıralar daha çok Dawson's Creek izleyen bir ergendim ama bunu da az buçuk bilirdim arada izlerdim. Özellikle bu yaşlanma konusunda gerçekten bu adamın üstüne yok benim gördüklerim arasında. Tesadüfen aa yeni dizi düşmüş, nasıl bir şeymiş bir bakayım diye açtığım "Go On" dizisinde adamın bölüm boyunca kim olduğunu düşün düşün diyorum çok tanıdık geliyor yaa kim kim derken - çok takıntı yaparım böyle şeyleri, ama hayatta da izlediğim şeyi kapatıp kimmiş diye bakmam illa ki tahmin edeceğim - sonrasında kim olduğuna bakınca gerçekten baya bir şaşırmıştım yani. Adamın aşırı derecede çökmesi bir yana, bir de böyle bronzla kırmızı arası bir ten  rengine dönmesi de bir hayli ilgincime gitti. Benim gözlemim özellikle yabancı ünlü erkeklerde belli bir yaşa geldikten sonra artık orta yaş krizine mi ne giriyorlar bilmem bir "bronz ten yarışı" başlıyor. İşte bu resimdeki gibi arka plandaki kırmızı tonuna en çok yaklaşana ömür boyu ücretsiz solaryum kuponu falan mı veriyorlar artık bilmem ama nedir bunlarda ki bu kırmızılık yarışı anlayamadım gitti yıllardır..
Oyunculuğu biraz daha gelişmiş ama dizi vasat, biraz zorlama olmuş sanki. Vakit geçirmek için izlenebilir gerçi.
Yazarken aklıma daha bir sürü isim geldi ama onları da başka bir yazıya saklayayım artık. Sanırım kendime bir yazı dizisi buldum sayın okur :)
Biz hep genç kalalım değil mi?!
İyi geceler dilerim..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

ÇKM Facebook'ta

BLoglovin'den takip et

Follow on Bloglovin

İzleyiciler

Bumerang - Yazarkafe